16 Eylül 2021 Perşembe 19:25:49


“Denizler İçin Seninde Söyleyecek Bir Sözün olsun”

“Denizler İçin Seninde Söyleyecek Bir Sözün olsun”

Sevgili dostlar bu hafta sizlere denizlerden ve dünya hayatına kattığı değerden bahsetmek istiyorum.

Bilindiği üzere dünyanın 3/2 si sularla çevrili büyük ölçüde yaşamın dengesi niteliğindedir bu sular,bu demektir ki sularda dengeler değişir,oranlarda oynama olursa dünyanın dengesi de değişir..Örneğin zamansız gelen doğa felaketleri eko sistemin bozguna uğraması doğanın dengesinin bozulması anlamına gelir.Doğayı kara ve denizlerden ibaret düşünürsek tamamiyle suların (DENİZLERİN) bozulması  her iki tarafta da dengelerin bozulması anlamına gelir örneğin zamansız yağan yağmurlar, zamansız hava sıcaklığının artması,hayvanların üreme mevsiminin değişmesi ,daha önce duymadığımız hastalıkların ortaya çıkması ve yok olan canlı nesiller yani denizlerin dengesinin bozulmasıyla  ekosistemin bozulması aynı şey.

Denizlerin dengesinin bozulmasında başka unsurlarda var tabi bunlar yanlış avlanmalar ve fabrikalardan denizlere akan kimyasal atıklar.bir mantığa göre “deniz kir tutmaz” ama aşırı yüklenme olursa ki çok fazla yüklenme var ve günden güne katlanan deniz kirliliği dolayısıyla deniz kir tutmaz mantığı burada çürümüş oluyor.

Değerli okurlar bilindiği üzere denizde binlerce yaşam ve alem var bu alemi ayakta tutmak tamamiyle sevgi ve ilgiyle olur çünkü insan sevdiğine zarar vermez…Ama görüyoruz ki insan oğlu Nasrettin hoca misali bindiği dalı kesiyor.. 30 yılı aşkın denizlerde inceleme ve araştırmalar yapıyorum 10 yıldır ciddi anlamda çalışmalar yapıyorum ele aldığım konu TROL avcılığı ve denizlere verdiği zarar.. çok zarar verdiğini yaptığım araştırmalarda ortaya koydum.Bire bir trolcülerle denize açılarak zararın boyutunu gördüm ve yaptığım çalışmayı bir romanda toparladım.(DERİN DARBE TROL)Benim kitapta yazdıklarım zaman zaman ulusal tv lerde yapılan haberlerde bire bir yansıtılmaktadır..bu içler acısı durumu ülkemizde anlayan sayısının da azlığı beni ve deniz aşıklarını derinden yaralamaktadır.Nasıl olurda 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkenin vatandaşları denizlere zarar veren unsurları bilmez..Aslında sorulacak o kadar çok soru var ki! İnsanlara denizlere ve ekosisteme dair bir şeyler anlatmaya çalışsam da bürokrasi ve görsel medya tarafında maalesef değer bulmuyor ve destek verilmiyor ama ben yinede mücadeleme devam edeceğim ve inanıyorum ki duyarlı insanlarla birlikte denizlere verilen zararı en asgari boyuta çekeceğiz ,tabi önce inanmak gerek.

Trol avcılığı yapan sözde balıkçılara devlet normal balıkçılara verdiği desteği vermekte ve bu destek %90 ı tarafından yanlış kullanılmak tadır .şöyle ki aldıkları yakıt desteğinin yarısından fazlasını kaçak olarak satıp haksız kazanç elde etmektedirler ve balıkçıların ne kadar yakıt harcadıkları kontrol altında tutulamaz. Kafama takılan soru şu sayın devlet büyükleri aynı destek ötv siz yakıt hakkı çiftçiye neden verilmez? halbuki çiftçi balıkçılardan daha kolay takip edilebilir ektiği biçtiği alan bellidir ,denizse her türlü hileye açıktır.Ama gelde yetkililere anlat … ezilen yine çiftçi yine köylü…..

Maalesef devlet eliyle KÖYLÜNÜN EFENDİLİĞİ elinden alınmıştır    

img

Keremay ATA

25 Yıllık ses ve sinema sanatçısı, Şiir, Roman yazarı ve Yorumcu Keremay ATA

Yorumlar

img